إِنَّهُ شَخْصٌ غَيْرُ مُتَوَافِقٍ لِلْغَايَةِ، وَيَتَشَاجَرُ بِاسْتِمْرَارٍ.
O, çok geçimsiz bir insan, sürekli kavga ediyor.
إِنَّهُ شَخْصٌ غَيْرُ مُتَوَافِقٍ لِلْغَايَةِ، وَيَتَشَاجَرُ بِاسْتِمْرَارٍ.
O, çok geçimsiz bir insan, sürekli kavga ediyor.
جَارُنَا رَجُلٌ صَعْبُ المِرَاسِ.
Komşumuz geçimsiz bir adam.
مِنَ الصَّعْبِ جِدًّا أَنْ تَنْشَأَ فِي أُسْرَةٍ شِجَارٍ.
Geçimsiz bir ailede büyümek çok zor.
صَعْبُ الْمِرَاسِ، مُتَشَاكِس