geçimsizlik

أَدَّى عَدَمُ التَّوَافُقِ فِي زَوَاجِهِمْ إِلَى الطَّلَاقِ.

Evliliklerindeki geçimsizlik, boşanmaya yol açtı.

الْخِلَافُ دَاخِلَ الْأُسْرَةِ يَجْعَلُ الْجَمِيعَ غَيْرَ سُعَدَاءَ.

Aile içindeki geçimsizlik, herkesi mutsuz ediyor.

تَمَّ نَقْلُ النِّزَاعِ بَيْنَ الْجِيرَانِ إِلَى الْمَحْكَمَةِ.

Komşular arasındaki geçimsizlik, mahkemeye taşındı.

İlişkili Kelimeler