… geçmişi (olmak)

لَدَيْهِ تَارِيخٌ سَيِّئٌ فِي هَذَا الْأَمْرِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Onun bu konuda kötü bir geçmişi var, dikkatli olmalısın.

نَحْنُ نُجْرِي مُقَابَلَةً مَعَ شَخْصٍ سَبَقَ لَهُ أَنْ عَمِلَ لِسَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ فِي هَذِهِ الشَّرِكَةِ.

Bu şirkette uzun yıllar çalışma geçmişi olan biriyle görüşüyoruz.

إِنَّهَا امْرَأَةٌ قَوِيَّةٌ مَرَّتْ بِتَجْرِبَةِ طُفُولَةٍ صَعْبَةٍ.

O, zorlu bir çocukluk geçmişi olan güçlü bir kadın.

İlişkili Kelimeler