gebermek

مَاتَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ عَلَى فِرَاشِهِ، وَلَمْ يُلَاحِظْ أَحَدٌ.

Yaşlı adam yatağında geberdi, kimse fark etmedi.

هَلَكَتِ الْحَيَوَانَاتُ مِنَ الْعَطَشِ، حَزِنْتُ كَثِيرًا.

Susuzluktan hayvanlar geberdi, çok üzüldüm.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler