gecikmek

تَأَخَّرْتُ عَنِ الْعَمَلِ بِسَبَبِ حَرَكَةِ الْمُرُورِ، لَقَدْ تَأَخَّرْتُ كَثِيرًا.

Trafik yüzünden işe geç kaldım, çok geciktim.

يَسِيرُ الْمَشْرُوعُ بِبُطْءٍ أَكْثَرَ مِنَ الْمُتَوَقَّعِ، نَحْنُ نَتَبَاطَأُ.

Proje beklenenden daha yavaş ilerliyor, gecikiyoruz.

İlişkili Kelimeler