geleneksel

فِي الْعِيدِ تَلْبَسُ جَدَّتِي ثَوْبًا تَقْلِيدِيًّا وَتُحَضِّرُ الْحَلْوَى لِلْأَطْفَالِ.

Bayramda babaannem geleneksel bir elbise giyer ve çocuklar için tatlı hazırlar.

السَّجَّادُ الْمُنْتَجُ بِالطُّرُقِ الْمَوْرُوثَةِ أَكْثَرُ قِيمَةً.

Geleneksel yöntemlerle üretilen halılar daha değerlidir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler