أَصْبَحَتْ عَائِشَةُ عَرُوسًا فِي حَفْلِ الزِّفَافِ اللَّيْلَةَ المَاضِيَةَ، بَدَتْ جَمِيلَةً جِدًّا.
Dün geceki düğünde Ayşe gelin oldu, çok güzel görünüyordu.
أَصْبَحَتْ عَائِشَةُ عَرُوسًا فِي حَفْلِ الزِّفَافِ اللَّيْلَةَ المَاضِيَةَ، بَدَتْ جَمِيلَةً جِدًّا.
Dün geceki düğünde Ayşe gelin oldu, çok güzel görünüyordu.
تَزَوَّجَتْ فِي أَسْعَدِ يَوْمٍ فِي حَيَاتِهَا.
Hayatının en mutlu gününde gelin oldu.