gelip geçmek

مَرَّ الْعَدِيدُ مِنَ النَّاسِ مِنْ مَحَطَّةِ الْحَافِلَاتِ.

Otobüs durağından birçok insan gelip geçti.

عَبَرَتِ الْقِطَارَاتُ الْمَحَطَّةَ طَوَالَ الْيَوْمِ.

Trenler gün boyu istasyondan gelip geçti.

İlişkili Kelimeler