gençten

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ كَوْنِهِ شَابًّا نِسْبِيًّا، إِلَّا أَنَّهُ كَانَ يَتَمَتَّعُ بِخِبْرَةٍ كَبِيرَةٍ.

Gençten bir adam olmasına rağmen çok tecrübeliydi.

كَانَتْ مُسْتَعِدَّةً لِلِانْطِلَاقِ فِي الْحَيَاةِ كَامْرَأَةٍ فِي مُقْتَبَلِ الْعُمُرِ.

Gençten bir kadın olarak hayata atılmaya hazırdı.

İlişkili Kelimeler