geniş

Anlamlar

هذه الغرفة واسعة جدا، يمكننا بسهولة وضع طاولة كبيرة هنا.

Bu oda çok geniş, buraya rahatlıkla büyük bir masa sığdırabiliriz.

أعرض مكان في هذا النهر يبلغ حوالي كيلومترين.

Bu nehrin en geniş yeri yaklaşık iki kilometre civarındadır.

كنت أرتدي فستانا فضفاضا جدا، لذلك كنت أستطيع التحرك بحرية.

Üzerime çok geniş bir elbise giymiştim, bu yüzden rahat hareket edebiliyordum.

يقدم هذا الكتاب معلومات شاملة حول الموضوع.

Bu kitap, konu hakkında geniş bir bilgi sunuyor.

Eşdizimler