gerek görmek

رَأَتِ الْإِدَارَةُ أَنَّهُ مِنَ الضَّرُورِيِّ عَقْدُ اجْتِمَاعٍ جَدِيدٍ.

Yönetim, yeni bir toplantı yapmayı gerek gördü.

اعْتَبَرَ الْمُعَلِّمُ أَنَّهُ مِنَ اللَّازِمِ عَلَى الطُّلَّابِ الْقِيَامُ بِوَاجِبَاتِهِمْ.

Öğretmen, öğrencilerin ödevlerini yapmasını gerek gördü.

İlişkili Kelimeler