رَأَيْتُ مِنَ الضَّرُورِيِّ أَنْ أَتَّصِلَ بِالطَّبِيبِ.
Doktora telefon etmeyi gerek gördüm.
رَأَيْتُ مِنَ الضَّرُورِيِّ أَنْ أَتَّصِلَ بِالطَّبِيبِ.
Doktora telefon etmeyi gerek gördüm.
رَأَتِ الْإِدَارَةُ أَنَّهُ مِنَ الضَّرُورِيِّ عَقْدُ اجْتِمَاعٍ جَدِيدٍ.
Yönetim, yeni bir toplantı yapmayı gerek gördü.
اعْتَبَرَ الْمُعَلِّمُ أَنَّهُ مِنَ اللَّازِمِ عَلَى الطُّلَّابِ الْقِيَامُ بِوَاجِبَاتِهِمْ.
Öğretmen, öğrencilerin ödevlerini yapmasını gerek gördü.