اعْتَبَرَ الْمُدِيرُ هَذَا الِاجْتِمَاعَ غَيْرَ ضَرُورِيٍّ وَأَلْغَاهُ.
Yönetici, bu toplantıyı gereksiz gördü ve iptal etti.
اعْتَبَرَ الْمُدِيرُ هَذَا الِاجْتِمَاعَ غَيْرَ ضَرُورِيٍّ وَأَلْغَاهُ.
Yönetici, bu toplantıyı gereksiz gördü ve iptal etti.
يَرَى وَالِدِي أَنَّهُ لَا دَاعِيَ لِشِرَاءِ سَيَّارَةٍ جَدِيدَةٍ.
Babam, yeni bir araba almayı gereksiz görüyor.