أَنْتَ قَلِقٌ بِدُونِ دَاعٍ، كُلُّ شَيْءٍ سَيَسِيرُ عَلَى مَا يُرَامُ.
Gereksiz yere endişeleniyorsun, her şey yolunda gidecek.
أَنْتَ قَلِقٌ بِدُونِ دَاعٍ، كُلُّ شَيْءٍ سَيَسِيرُ عَلَى مَا يُرَامُ.
Gereksiz yere endişeleniyorsun, her şey yolunda gidecek.
لَا فَائِدَةَ مِنْ إِطَالَةِ النِّقَاشِ عَبَثًا.
Gereksiz yere tartışmayı uzatmanın bir anlamı yok.
يَجِبُ أَنْ نَتَجَنَّبَ إِنْفَاقَ الْمَالِ بِلَا سَبَبٍ.
Gereksiz yere para harcamaktan kaçınmalıyız.