أَشْعُرُ بِتَوَتُّرٍ شَدِيدٍ قَبْلَ الِامْتِحَانِ، لِذَلِكَ أَنَا بِحَاجَةٍ إِلَى بَعْضِ الِاسْتِرْخَاءِ.
Sınavdan önce çok gergin hissediyorum, bu yüzden biraz rahatlamaya ihtiyacım var.
أَشْعُرُ بِتَوَتُّرٍ شَدِيدٍ قَبْلَ الِامْتِحَانِ، لِذَلِكَ أَنَا بِحَاجَةٍ إِلَى بَعْضِ الِاسْتِرْخَاءِ.
Sınavdan önce çok gergin hissediyorum, bu yüzden biraz rahatlamaya ihtiyacım var.
كَانَ الْجَوُّ مُتَوَتِّرًا قَبْلَ الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Final maçı öncesinde hava gergindi.
كُلَّمَا كَانَ سَطْحُ الطَّبْلِ مَشْدُودًا، كَانَ الصَّوْتُ أَكْثَرَ وُضُوحًا.
Davulun yüzeyi ne kadar gergin olursa, ses o kadar net çıkar.
Ayrıca: مُتَأَزِّم
مُعَصِّب، مُنْفَعِل، مُتَشَنِّج، مَأْزُوم