مَعَ حُلُولِ الظَّلَامِ، بَدَأَتْ أَعْصَابُ الْمُتَنَزِّهِينَ فِي الْغَابَةِ تَتَوَتَّرُ.
Hava kararmaya başladıkça ormanda yürüyenlerin sinirleri gerginleşmeye başladı.
مَعَ حُلُولِ الظَّلَامِ، بَدَأَتْ أَعْصَابُ الْمُتَنَزِّهِينَ فِي الْغَابَةِ تَتَوَتَّرُ.
Hava kararmaya başladıkça ormanda yürüyenlerin sinirleri gerginleşmeye başladı.
مَعَ اسْتِمْرَارِ الْجِدَالِ، تَأَزَّمَ الْجَوُّ فِي الْغُرْفَةِ تَدْرِيجِياً وَأَصْبَحَ الْجَمِيعُ غَيْرَ مُرْتَاحِينَ.
Tartışma uzadıkça ortamdaki hava giderek gerginleşti ve herkes rahatsız oldu.