geri çevirmek

رَفَضَ المُدِيرُ العَرْضَ الَّذِي قَدَّمْتُهُ لِأَنَّهُ تَجَاوَزَ المِيزَانِيَّةَ المُخَصَّصَةَ.

Müdür, sunduğum teklifi geri çevirdi, çünkü bütçeyi aşmıştı.

أَرْجَعَ الْبَائِعُ الْمَالَ إِلَى الزَّبُونِ.

Satıcı parayı müşteriye geri çevirdi.

صَدَّ الحَارِسُ المَوْجُودُ عَلَى البَابِ الأَشْخَاصَ الَّذِينَ لَمْ تَكُنْ لَدَيْهِمْ دَعَوَاتٌ.

Kapıdaki görevli, davetiyesi olmayanları geri çevirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler