geri dönmek

كَانَ مِنَ الصَّعْبِ بَعْضَ الشَّيْءِ الْعَوْدَةُ إِلَى الْعَمَلِ بَعْدَ الْإِجَازَةِ.

Tatilden sonra işe geri dönmek biraz zor oldu.

اضْطُرِرْتُ إِلَى الرُّجُوعِ إِلَى الْمَنْزِلِ لِأَخْذِ شَيْءٍ نَسِيتُهُ.

Unuttuğum bir şeyi almak için eve geri dönmek zorunda kaldım.

لَا أُرِيدُ أَنْ أَعُودَ إِلَى الْمَوَاضِيعِ الْقَدِيمَةِ، لَقَدْ أَصْبَحَتْ مِنَ الْمَاضِي الْآنَ.

Eski konulara geri dönmek istemiyorum, artık geçmişte kaldı.

İlişkili Kelimeler