getirim

عَائِد — عَوَائِد

العَائِدُ مِنْ هَذَا الاسْتِثْمَارِ صَغِيرٌ.

Bu yatırımın getirimi küçük.

تُوَفِّرُ هَذِهِ الْأَرْضُ دَخْلًا مُنْتَظِمًا لِمَالِكِهَا.

Bu arsa, sahibi için düzenli bir getirim sağlıyor.

رِبْح — أَرْبَاح

أَرْضَى الرِّبْحُ السَّنَوِيُّ لِلشَّرِكَةِ الْمُسَاهِمِينَ.

Şirketin yıllık getirimi hissedarları memnun etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler