gevelemek

ثَرْثَرَ كَثِيراً حَوْلَ مَوَاضِيعَ غَيْرِ ضَرُورِيَّةٍ فِي الِاجْتِمَاعِ.

Toplantıda gereksiz konular hakkında çok fazla geveledi.

عِنْدَمَا ارْتَفَعَتْ حَرَارَتُهُ، بَدَأَ الْمَرِيضُ يَهْذِي بِأَشْيَاءَ غَيْرِ مَفْهُومَةٍ.

Ateşi yükselince hasta anlamsız şeyler gevelemeye başladı.

İlişkili Kelimeler