تَجْتَرُّ الْأَبْقَارُ بِاسْتِمْرَارٍ أَثْنَاءَ الرَّعْيِ.
İnekler otlarken sürekli geviş getirirler.
تَجْتَرُّ الْأَبْقَارُ بِاسْتِمْرَارٍ أَثْنَاءَ الرَّعْيِ.
İnekler otlarken sürekli geviş getirirler.
تُعِيدُ بَعْضُ الْحَيَوَانَاتِ مَا أَكَلَتْهُ إِلَى أَفْوَاهِهَا لَاحِقاً وَتَمْضَغُهُ مَرَّةً أُخْرَى.
Bazı hayvanlar yediklerini daha sonra tekrar ağızlarına getirip geviş getirirler.
يَجْتَرُّ أَخِي الأَفْكَارَ نَفْسَهَا كُلَّ لَيْلَةٍ.
Kardeşim her gece aynı düşünceleri geviş getiriyor.