gezinmek

نُرِيدُ أَنْ نَتَجَوَّلَ فِي الْحَدِيقَةِ لِأَنَّ الطَّقْسَ جَمِيلٌ.

Hava güzel olduğu için parkta gezinmek istiyoruz.

التَّنَزُّهُ عَلَى الشَّاطِئِ بَعْدَ الْعَشَاءِ مُمْتِعٌ لِلْغَايَةِ.

Akşam yemeğinden sonra sahilde gezinmek çok keyifli.

السَّيْرُ فِي شَوَارِعِ الْمَدِينَةِ هُوَ وَسِيلَةٌ رَائِعَةٌ لِاكْتِشَافِ أَمَاكِنَ جَدِيدَةٍ.

Şehrin sokaklarında gezinmek, yeni yerler keşfetmek için harika bir yoldur.

İlişkili Kelimeler