gezlemek

صَوَّبَ الصَّيَّادُ بُنْدُقِيَّتَهُ لِيُصِيبَ الْغَزَالَ.

Avcı, geyiği vurmak için tüfeğini gezledi.

وَجَّهَ الْجُنْدِيُّ سِلَاحَهُ بِعِنَايَةٍ لِإِصَابَةِ الْهَدَفِ.

Asker, hedefi vurmak için silahını dikkatlice gezledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler