giderici

هَذَا الْكْرِيمُ لَهُ تَأْثِيرٌ مُزِيلٌ لِلِاحْمِرَارِ فِي الْجِلْدِ.

Bu krem, ciltteki kızarıklıklar için giderici bir etkiye sahip.

بِفَضْلِ الْأَدْوِيَةِ الْمُخَفِّفَةِ لِلْأَلَمِ، نِمْتُ نَوْمًا مُرِيحًا.

Ağrı giderici ilaçlar sayesinde rahat bir uyku uyudum.

Eşdizimler