giderilmek

يَجِبُ أَنْ تُزَالَ هَذِهِ المُشْكِلَةُ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.

Bu sorun en kısa sürede giderilmek zorunda.

أُرِيدَ تَخْفِيفُ أَلَمِهِ بِالدَّوَاءِ.

Ağrısı ilaçla giderilmek istendi.