أَكْمَلْنَا جَمِيعَ الِاسْتِعْدَادَاتِ اللَّازِمَةِ لِلْمُبَاشَرَةِ فِي مَشْرُوعٍ جَدِيدٍ.
Yeni bir projeye girişmek için gerekli tüm hazırlıkları tamamladık.
أَكْمَلْنَا جَمِيعَ الِاسْتِعْدَادَاتِ اللَّازِمَةِ لِلْمُبَاشَرَةِ فِي مَشْرُوعٍ جَدِيدٍ.
Yeni bir projeye girişmek için gerekli tüm hazırlıkları tamamladık.
شَرَعَتِ الشَّرِكَةُ فِي إِجْرَاءِ بَحْثٍ تَفْصِيلِيٍّ لِدُخُولِ سُوقٍ جَدِيدٍ.
Şirket, yeni bir pazara girişmek için detaylı bir araştırma yaptı.
يَتَطَلَّبُ التَّصَدِّي لِهَذِهِ الْمُهِمَّةِ الصَّعْبَةِ قَدْرًا كَبِيرًا مِنَ الشَّجَاعَةِ.
Bu zorlu göreve girişmek büyük bir cesaret ister.
بَدَأَ، سَعَى، بَادَرَ، اِبْتَدَأَ، غَامَرَ، طَفِقَ