giyinik

نَهَضَ مِنْ فِرَاشِهِ وَهُوَ مُرْتَدِي مَلَابِسَهُ وَأَعَدَّ فَطُورَهُ.

Giyinik bir şekilde yatağından kalkıp kahvaltısını hazırladı.

اكْتَسَتِ الْأَشْجَارُ بِاللَّوْنِ الْأَخْضَرِ، وَكَانَتِ الطَّبِيعَةُ مُكْتَسِيَةً.

Ağaçlar yeşile bürünmüş, doğa giyinikti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler