gizlenmek

اِخْتَبَأَ اللِّصُّ فِي الْغَابَةِ بَعْدَ سَرِقَةِ الْبَنْكِ لِتَجَنُّبِ الشُّرْطَةِ.

Hırsız, bankayı soyduktan sonra polisten kaçmak için ormanda gizlendi.

كَانَتِ الشَّمْسُ عَلَى وَشْكِ أَنْ تَتَوَارَى خَلْفَ الْجِبَالِ عِنْدَ الْغُرُوبِ.

Güneş batarken dağların ardında gizlenmek üzereydi.

İlişkili Kelimeler