gizlice

أَكَلَ الْأَطْفَالُ الْحَلْوَى سِرًّا مِنْ أُمَّهَاتِهِمْ.

Çocuklar, annelerinden gizlice şeker yediler.

الْتَقَطَ الرَّجُلُ صُورَةً لِلْمَرْأَةِ خُفْيَةً.

Adam, gizlice kadının fotoğrafını çekti.

قَرَّرُوا أَنْ يَلْتَقُوا فِي الْخَفَاءِ.

Onlar, gizlice buluşmaya karar verdiler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler