اِفْتَخَرَتِ الْأُمُّ بِنَجَاحِ ابْنِهَا فِي الِامْتِحَانِ.
Anne oğlunun sınavdaki başarısıyla gururlandı.
اِفْتَخَرَتِ الْأُمُّ بِنَجَاحِ ابْنِهَا فِي الِامْتِحَانِ.
Anne oğlunun sınavdaki başarısıyla gururlandı.
هُوَ لَا يُحِبُّ التَّفَاخُرَ بِثَرْوَتِهِ، وَيُفَضِّلُ أَنْ يَبْقَى مُتَوَاضِعاً.
Zenginliğiyle gururlanmaktan hoşlanmıyor, mütevazı kalmayı tercih ediyor.
تَكَبَّرَ، اِسْتَكْبَرَ، شَمَخَ، تَزَهَّى، اِخْتَالَ، اِشْمَخَرَّ