أَنَا حَالِيًّا أَعْمَلُ عَلَى هَذَا الْمَشْرُوعِ وَأَنَا سَعِيدٌ جِدًّا.
Hâlen bu projede çalışıyorum ve çok memnunum.
أَنَا حَالِيًّا أَعْمَلُ عَلَى هَذَا الْمَشْرُوعِ وَأَنَا سَعِيدٌ جِدًّا.
Hâlen bu projede çalışıyorum ve çok memnunum.
مَا زِلْتُ أَتَذَكَّرُ تِلْكَ الْأَيَّامَ الْقَدِيمَةَ بِحَنِينٍ.
Hâlen o eski günleri özlemle hatırlıyorum.
لَمْ نَجِدْ حَلًّا لِهَذِهِ الْمُشْكِلَةِ حَتَّى الْآنَ.
Hâlen bu sorunun bir çözümünü bulamadık.