حَالَتُهُ النَّفْسِيَّةُ أَفْضَلُ بَعْدَ الْإِجَازَةِ.
Tatilden sonra hâletiruhiyesi daha iyi.
حَالَتُهُ النَّفْسِيَّةُ أَفْضَلُ بَعْدَ الْإِجَازَةِ.
Tatilden sonra hâletiruhiyesi daha iyi.
لَا يُرِيدُ التَّحَدُّثَ مَعَ أَيِّ شَخْصٍ لِأَنَّ مِزَاجَهُ لَيْسَ عَلَى مَا يُرَامُ.
Hâletiruhiyesi yerinde olmadığı için kimseyle konuşmak istemiyor.
ارْتَفَعَتْ مَعْنَوِيَّاتُ الْفَرِيقِ بِالْفَوْزِ.
Takımın hâletiruhiyesi, galibiyetle yükseldi.