فَاجَأَ هُجُومُ الْعَدُوِّ الْمُفَاجِئُ جُنُودَنَا غَيْرَ مُسْتَعِدِّينَ.
Düşmanın ani hücumu, askerlerimizi hazırlıksız yakaladı.
فَاجَأَ هُجُومُ الْعَدُوِّ الْمُفَاجِئُ جُنُودَنَا غَيْرَ مُسْتَعِدِّينَ.
Düşmanın ani hücumu, askerlerimizi hazırlıksız yakaladı.
كَانَ انْقِضَاضُ النَّسْرِ عَلَى فَرِيسَتِهِ سَرِيعًا جِدًّا.
Kartalın avına olan hücumu çok hızlıydı.
غَارَة، مُهَاجَمَة، هُجُومِيَّة، اِقْتِحَام، صَوْلَة، إِغَارَة، هَجْمِيّ