hümayun

فِي الْإِمْبَرَاطُورِيَّةِ الْعُثْمَانِيَّةِ، كَانَتِ الْفَرْمَانَاتُ الْمَلَكِيَّةُ وَثَائِقَ مُهِمَّةً تَحْتَوِي عَلَى أَوَامِرِ السُّلْطَانِ وَتُسْتَخْدَمُ فِي شُؤُونِ الدَّوْلَةِ.

Osmanlı İmparatorluğu'nda hümayun fermanlar, padişahın emirlerini içeren ve devlet işlerinde kullanılan önemli belgelerdi.

فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ، وَبِمَحْضِ صُدْفَةٍ سَعِيدَةٍ، الْتَقَيْتُ بِصَدِيقٍ قَدِيمٍ وَكُنْتُ سَعِيدًا جِدًّا.

O gün, hümayun bir tesadüf eseri, eski bir arkadaşımla karşılaştım ve çok mutlu oldum.

كَانَتِ الِاحْتِفَالَاتُ الشَّاهَانِيَّةُ الَّتِي تُقَامُ فِي الْقَصْرِ تَتِمُّ بِقَدْرٍ كَبِيرٍ مِنَ الْفَخَامَةِ وَتَعْرِضُ قُوَّةَ الدَّوْلَةِ.

Sarayda düzenlenen hümayun törenler, büyük bir ihtişamla gerçekleştirilir ve devletin gücünü sergilerdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler