hüner

يَتَطَلَّبُ إِنْجَازُ هَذَا الْعَمَلِ مَهَارَةً وَخِبْرَةً كَبِيرَتَيْنِ، لِأَنَّهُ يَحْتَوِي عَلَى تَفَاصِيلَ مُعَقَّدَةٍ لِلْغَايَةِ.

Bu işi başarmak için büyük bir hüner ve tecrübe gerekiyor, çünkü çok karmaşık detaylar içeriyor.

يُظْهِرُ الْفَنَّانُ بَرَاعَةً كَبِيرَةً فِي لَوْحَاتِهِ وَيُعَبِّرُ عَنْ مَشَاعِرِهِ بِكُلِّ ضَرْبَةِ فُرْشَاةٍ.

Sanatçı, resimlerinde büyük bir hüner sergiliyor ve her fırça darbesiyle duygularını ifade ediyor.

يُظْهِرُ الشِّيفُ إِتْقَانًا كَبِيرًا فِي إِعْدَادِ وَجَبَاتِهِ وَيَسْتَخْدِمُ كُلَّ مُكَوِّنٍ بِبَرَاعَةٍ.

Şef, yemeklerini hazırlarken büyük bir hüner gösteriyor ve her bir malzemeyi ustalıkla kullanıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler