اِكْتَسَبَ الْمُدِيرُ الْجَدِيدُ ثِقَةَ جَمِيعِ الْمُوَظَّفِينَ مِنْ خِلَالِ إِظْهَارِ الْمَوَدَّةِ لَهُمْ.
Yeni müdür, tüm çalışanlara hüsnüteveccüh göstererek onların güvenini kazandı.
اِكْتَسَبَ الْمُدِيرُ الْجَدِيدُ ثِقَةَ جَمِيعِ الْمُوَظَّفِينَ مِنْ خِلَالِ إِظْهَارِ الْمَوَدَّةِ لَهُمْ.
Yeni müdür, tüm çalışanlara hüsnüteveccüh göstererek onların güvenini kazandı.
اِقْتَرَبَتِ الْمَرْأَةُ الْعَجُوزُ مِنَ الْأَطْفَالِ بِلُطْفٍ وَقَدَّمَتْ لَهُمُ الْحَلْوَى.
Yaşlı kadın, çocuklara hüsnüteveccüh ile yaklaştı ve onlara şeker ikram etti.