hüzünlü

أَنَا أَسْتَمِعُ إِلَى أُغْنِيَةٍ حَزِينَةٍ.

Hüzünlü bir şarkı dinliyorum.

قَضَيْتُ يَوْمًا كَئِيبًا.

Hüzünlü bir gün geçirdim.

هَذَا الْفِيلْمُ مُحْزِنٌ جِدًّا.

Bu film çok hüzünlü.

İlişkili Kelimeler