hıçkırmak

نَشَجَ الطِّفْلُ طَوِيلًا بَعْدَ أَنْ ضَاعَتْ لُعْبَتُهُ.

Çocuk oyuncağı kaybolunca uzun süre hıçkırdı.

بَدَأَ الْجَمِيعُ يَشْهَقُونَ أَثْنَاءَ مُشَاهَدَةِ الْمَشْهَدِ الْمُؤَثِّرِ فِي الْفِيلْمِ.

Filmdeki acıklı sahneyi izlerken herkes hıçkırmaya başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler