أخافني غضبه كثيرا.
Onun hışımlanması beni çok korkuttu.
أخافني غضبه كثيرا.
Onun hışımlanması beni çok korkuttu.
كان استشاطة غضبه بلا معنى، كان عليه أن يهدأ.
Hışımlanması anlamsızdı, sakinleşmesi gerekiyordu.
كان انفعاله يدل على خطورة الوضع.
Hışımlanması, durumun ciddiyetini gösteriyordu.