إِنَّهُ طَالِبٌ طَمُوحٌ لِلْغَايَةِ، وَيُرِيدُ دَائِمًا أَنْ يَكُونَ الْأَفْضَلَ.
O çok hırslı bir öğrenci, her zaman en iyisi olmak istiyor.
إِنَّهُ طَالِبٌ طَمُوحٌ لِلْغَايَةِ، وَيُرِيدُ دَائِمًا أَنْ يَكُونَ الْأَفْضَلَ.
O çok hırslı bir öğrenci, her zaman en iyisi olmak istiyor.
بِصِفَتِهِ مُدِيرًا مُتَحَمِّسًا، يَعْمَلُ عَلَى الِارْتِقَاءِ بِشَرِكَتِهِ إِلَى الْقِمَّةِ.
Hırslı bir yönetici olarak, şirketini zirveye taşımak için çalışıyor.
الْمُثَابِرُونَ يُوَاجِهُونَ جَمِيعَ أَنْوَاعِ التَّحَدِّيَاتِ لِتَحْقِيقِ أَهْدَافِهِمْ.
Hırslı insanlar, hedeflerine ulaşmak için her türlü zorluğa göğüs gererler.
وُصُولِيّ، عَالِي الهِمَّة، طَمَّاع، طَامِع، طَامِح، طَمَّاح، جَشِع، مُطَوِّح