hırslanmak

بَعْدَ الْفَشَلِ، بَدَأَ يَطْمَحُ أَكْثَرَ وَعَمِلَ بِجِدِّيَّةٍ أَكْبَرَ.

Başarısız olduktan sonra daha çok hırslanmaya başladı ve daha çok çalıştı.

عِنْدَمَا بَدَأَ وَظِيفَةً جَدِيدَةً، كَانَ مُتَحَمِّسًا لِلْغَايَةِ وَأَرَادَ أَنْ يَنْجَحَ.

Yeni bir işe başladığında çok hırslanmıştı ve başarılı olmak istiyordu.