عِنْدَمَا يَتَعَرَّضُ بَعْضُ النَّاسِ لِلْإِجْهَادِ، يَبْدَأُونَ فِي التَّبَلُّدِ وَلَا يَسْتَطِيعُونَ التَّفْكِيرَ بِمَنْطِقِيَّةٍ.
Stres altında kalınca, bazı insanlar hıyarlaşmaya başlar ve mantıklı düşünemezler.
عِنْدَمَا يَتَعَرَّضُ بَعْضُ النَّاسِ لِلْإِجْهَادِ، يَبْدَأُونَ فِي التَّبَلُّدِ وَلَا يَسْتَطِيعُونَ التَّفْكِيرَ بِمَنْطِقِيَّةٍ.
Stres altında kalınca, bazı insanlar hıyarlaşmaya başlar ve mantıklı düşünemezler.
كَانَ مُتْعَبًا جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّهُ بَدَأَ يَتَصَرَّفُ بِغَبَاءٍ وَقَالَ أَشْيَاءَ سَخِيفَةً.
O kadar yorgundu ki, hıyarlaşmaya başladı ve saçma sapan şeyler söyledi.
فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ يُحَاوِلُ النَّاسُ أَنْ يُصْبِحُوا حَمْقَى لِجَذْبِ الِانْتِبَاهِ وَيَقَعُونَ فِي مَوَاقِفَ مُضْحِكَةٍ.
Bazen insanlar, dikkat çekmek için hıyarlaşmaya çalışır ve komik duruma düşerler.