hızla

رَكَضَ الْأَوْلَادُ بِسُرْعَةٍ إِلَى الْبَيْتِ لِأَنَّ الْمَطَرَ بَدَأَ يَنْزِلُ.

Yağmur yağmaya başladığı için çocuklar eve hızla koştu.

تَقَدَّمَتْ سَيَّارَةُ السِّبَاقِ بِسُرْعَةٍ فَائِقَةٍ عَلَى الْمِضْمَارِ مُتَجَاوِزَةً مُنَافِسِيهَا.

Yarış arabası, pistte hızla ilerleyerek rakiplerini geride bıraktı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler