بُرَة — بُرَى
إِنَّ وَضْعَ بُرَةٍ فِي أَنْفِ الثَّوْرِ يُسَهِّلُ السَّيْطَرَةَ عَلَيْهِ.
Boğanın burnuna hızma takmak, onu kontrol etmeyi kolaylaştırır.
إِنَّ وَضْعَ بُرَةٍ فِي أَنْفِ الثَّوْرِ يُسَهِّلُ السَّيْطَرَةَ عَلَيْهِ.
Boğanın burnuna hızma takmak, onu kontrol etmeyi kolaylaştırır.
اعْتَادَتْ مُعْظَمُ النِّسَاءِ اللَّوَاتِي يَعِشْنَ فِي الْقَرْيَةِ عَلَى ارْتِدَاءِ الْخِزَامِ.
Köyde yaşayan kadınların çoğu hızma takardı.
فِي بَعْضِ الثَّقَافَاتِ، تُعْتَبَرُ حَلْقَةُ الْأَنْفِ رَمْزًا لِلزَّوَاجِ.
Bazı kültürlerde hızma, evlilik sembolü olarak kabul edilir.