الْأَطْفَالُ الْأَشْقِيَاءُ يُفَرِّغُونَ طَاقَتَهُمْ بِالرَّكْضِ وَاللَّعِبِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Haşarı çocuklar, parkta koşuşturup oyunlar oynayarak enerjilerini atıyorlar.
الْأَطْفَالُ الْأَشْقِيَاءُ يُفَرِّغُونَ طَاقَتَهُمْ بِالرَّكْضِ وَاللَّعِبِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Haşarı çocuklar, parkta koşuşturup oyunlar oynayarak enerjilerini atıyorlar.
كَلْبٌ مَرِحٌ يُسَلِّي صَاحِبَهُ بِالْجَرْيِ وَالْقَفْزِ بِاسْتِمْرَارٍ فِي الْحَدِيقَةِ.
Haşarı bir köpek, bahçede sürekli koşup zıplayarak sahibini eğlendiriyor.
يُحَاوِلُ الشَّبَابُ الْمُتَهَوِّرُونَ لَفْتَ الِانْتِبَاهِ مِنْ خِلَالِ الْقِيَامِ بِحَرَكَاتٍ خَطِيرَةٍ بِدَرَّاجَاتِهِمُ النَّارِيَّةِ.
Haşarı gençler, motosikletleriyle tehlikeli hareketler yaparak dikkat çekmeye çalışıyorlar.