haşlanmak

احْتَرَقَ الطِّفْلُ بِالْمَاءِ الْمَغْلِيِّ بِسَبَبِ إِهْمَالِهِ.

Çocuk, dikkatsizliği yüzünden kaynar suyla haşlandı.

اِنْسَلَقَتِ الْبَطَاطِسُ عِنْدَمَا بَقِيَتْ فِي الْقِدْرِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ جِدًّا.

Patatesler tencerede çok uzun süre kalınca haşlandı.

تَسَلَّخَ جِلْدِي بَعْدَ الْبَقَاءِ فِي الشَّمْسِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Güneşte uzun süre kalınca cildim haşlandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler