كَانَ جَلَالُ السُّلْطَانِ يُؤَثِّرُ فِي الْجَمِيعِ.
Sultanın haşmeti herkesi etkiliyordu.
كَانَ جَلَالُ السُّلْطَانِ يُؤَثِّرُ فِي الْجَمِيعِ.
Sultanın haşmeti herkesi etkiliyordu.
أُعْجِبْتُ بِعَظَمَةِ الْجِبَالِ.
Dağların haşmeti karşısında hayran kaldım.
كَانَتْ فَخَامَةُ الْقَصْرِ حَدِيثَ الْجَمِيعِ.
Sarayın haşmeti dillere destandı.