hafif

هَذِهِ الْحَقِيبَةُ خَفِيفَةٌ جِدًّا لِذَا يَسْهُلُ حَمْلُهَا.

Bu bavul çok hafif olduğu için taşımak kolay.

كَانَ الْمَطَرُ ضَعِيفًا جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّنَا لَمْ نَضْطَرَّ إِلَى اسْتِخْدَامِ الْمَظَلَّاتِ.

Yağmur o kadar hafifti ki şemsiye kullanmak zorunda kalmadık.

كَانَتْ تَهُبُّ رِيحٌ يَسِيرَةٌ وَكَانَ الطَّقْسُ جَمِيلًا جِدًّا.

Hafif bir rüzgar esiyordu ve hava çok güzeldi.

Ayrıca: طَفِيف، بَسِيط

Eşdizimler