hak kazanmak

اكْتَسَبَ حَقَّ الْحُصُولِ عَلَى رَاتِبِ التَّقَاعُدِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ مِنَ الْعَمَلِ.

Yıllarca çalışarak emekli maaşına hak kazandı.

عَمِلَ بِجِدٍّ لِتَحْقِيقِ هَذَا النَّجَاحِ وَاسْتَحَقَّهُ.

Bu başarıyı elde etmek için çok çalıştı ve hak kazandı.

نَالَ الْجَائِزَةَ بِفَوْزِهِ بِالْمَرْكَزِ الْأَوَّلِ فِي الْمُسَابَقَةِ.

Yarışmada birinci olarak ödüle hak kazandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler