فِي النِّقَاشِ، اضْطُرِرْتُ فِي النِّهَايَةِ إِلَى الْإِقْرَارِ بِالْحَقِّ لَهُ، لِأَنَّ حُجَجَهُ كَانَتْ قَوِيَّةً لِلْغَايَةِ.
Tartışmada sonunda ona hak vermek zorunda kaldım, çünkü argümanları çok güçlüydü.
فِي النِّقَاشِ، اضْطُرِرْتُ فِي النِّهَايَةِ إِلَى الْإِقْرَارِ بِالْحَقِّ لَهُ، لِأَنَّ حُجَجَهُ كَانَتْ قَوِيَّةً لِلْغَايَةِ.
Tartışmada sonunda ona hak vermek zorunda kaldım, çünkü argümanları çok güçlüydü.
أَعْتَرِفُ بِصِحَّةِ أَفْكَارِهِ، لِأَنَّ مَا يَقُولُهُ يَبْدُو مَنْطِقِيًّا.
Onun düşüncelerine hak veriyorum, çünkü söyledikleri mantıklı geliyor.