halı

فَرَشْنَا سَجَّادَةً جَدِيدَةً فِي غُرْفَةِ الْمَعِيشَةِ.

Oturma odasına yeni bir halı serdik.

بِسَاط — بُسُط

اشْتَرَيْتُ بِسَاطًا مَصْنُوعًا يَدَوِيًّا لِتَعْلِيقِهِ عَلَى الحَائِطِ.

Duvara asmak için el dokuması bir halı aldım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler